Makaleler

Gelin birlikte çözüm bulalım!

Online randevu almak için tıklayın

Kardes Kiskançligi

TANIM :
Kiskançlik, sevilen birinin baskasi ile paylasilmasina katlanamamaktir. kiskançligin içgüdüsel yani dogustan getirdigimiz genlerimize sifrelenmis oldugu ileri sürülmektedir. Yasamin her döneminde görülebilir ancak çocuklukta biraz daha yogun yasanabilir. Bu duyguyla ilk tanisma iki yas civarindadir. Dogal, evrensel ve insani oldukça mutsuz eden bir duygudur. Önemli olan ne boyutta yasandigidir. Çocuk, herkesin kendisinden daha iyi oldugunu ve kendisinin herkesten daha az sevildigini düsünmeye baslar. Özellikle küçük çocuklarda yeni dogan kardesi kiskanma kimi zaman yasami etkileyecek ve davranis bozukluguna neden olacak derecede yogun yasanabilen bir duygu olabilmekte ve yardim gerektiren bir hal alabilmektedir.

NEDENLER:

*Dogal bir duygu olan kiskançlik sevilen kisinin bir baskasiyla paylasilamamasindan ve temelde güvensizlikten kaynaklanir. O ana kadar kendine yöneltilen ilgi ve dikkatin kardesine yöneltilmesinden dogan rahatsizlik en temel nedendir. Kardesin dogmasiyla birlikte ona ayrilan zamanin azalmasi çocukta, bebege karsi gibi görünen ama aslinda ana babaya karsi olan kizginlik, kirginlik gibi duygularin gelismesine neden olabilir. Çocuk kendini terk edilmis, güvensiz ve desteksiz hissetmeye baslar.

*Kardesler arasi kiskançligin derecesi, yeni bir çocugun dogumuyla anne babanin tutumunda olan degisikliklere, büyük çocukla ebeveyn arasinda yerlesmis olan iliskiye ve çocugun bebege olumsuz bir etkide bulunmasina göz yumma hosgörüsüne baglidir.

* Kiskançlik derecesinde rol oynayan bir baska etken de kardesler arasindaki yas farkidir. Yas farki az olan kardeslerde kiskançligin görülme sikligi, yas farki fazla olanlara oranla biraz daha yüksektir.

*Disaridan insanlarla akrabalarda bazi olumsuz düsüncelerin dogmasina neden olabilirler. Kendisinden büyük bir kiz kardesi olan çocuga saçlarinin neden ablasi gibi kivircik olmadigini sormak, ablaya da kardesinin boyunun onu yakaladigini ve yakinda onu geçebilecegini söylemek (sanki bunlar kötü bir seymis gibi) hem gereksiz hem de olumsuz etkileri olan yaklasimlardir. Çocuklarin birbirleriyle rekabete girmelerini, kizginlik duymalarini saglayabilir.

*Cinsiyete göre de bazi farkliliklar yasanabilir; çocuk kiz ve dogan kardes erkek ise, ana-babanin kendi cinsiyetinden hosnut olmadigini düsünebilir. Ailelerin cinsiyete iliskin tercihi varsa ve bunu yansitiyorlarsa, cinsiyete göre kiskançlik yasanmasi kaçinilmaz hale gelir.

*Bazi çocuklar mizaçlarindan dolayi daha kiskançtir.

BELIRTILER:

*Kardes kiskançligi, kendine acima, üzüntü, küçük düsme korkusu, can sikintisi, öfke, nefret ve intikam alma düsüncelerinin yani sira sevgi, koruma ve yakinlik hissetme istegi gibi karisik duygularin bir bilesiminden olusmaktadir. Bu duygulardan en etkili olanlari öfke, kendine acima ve üzüntü duygularidir.

*Çocuk o güne kadar evde kendisi ilgi ve sevgi odagiyken birden ikinci plana itilmis gibidir. Artik anne babasinin ve diger yakinlarinin sevgi ve ilgisini kardesiyle paylasmak durumundadir. Sevilmedigi düsüncesiyle anneden tamamen uzaklasir, içe kapanir, yemek yememeye ve zayiflamaya baslayabilir.

* Kabus gördüklerini, çislerinin geldigini bahane ederek ilgiyi kendi üzerlerine çekmeye çalisirlar. Altini islatma, parmak emme gibi davranislarla önceki gelisim evresine gerileme görülebilir.

* Hem gün içinde hem de geceleri asiri sinirli olurlar. Huzursuz bir görünümleri vardir, sakinlesmekte zorlanir ve kimi zaman çevrelerindeki insanlara öfkeli davranabilirler. Kendine ya da esyalara yönelik saldirgan davranislarda bulunabilirler.

*Evden ayrilmayi reddetmeyle birlikte (Örn: okula gitmek istememe) bas agrisi, mide bulantisi gibi psikosomatik belirtiler, (emin olmak için fiziki muayene yaptirilmalidir) huzursuzluk, isteksizlik ve diger stres belirtileri sik sik gözlenebilir.

*Yeni bir kardesin dogumu çocukta ilgi ve koruyuculuk, sikinti ve kiskançlik gibi çeliskili duygular yasanmasina neden olur. Artik eskisi kadar sevilmeyecegi korkusu daha anne hamileyken baslayabilir. Son aylarda annenin yorgun, isteksiz ve yeni gelecek kardesin hazirliklari ile ugrasiyor olmasi çocugun huysuzlasip, anneden ayrilmak istememesine neden olabilir.

*Bazi çocuklar kiskançlik duygularini açikça ortaya koyarak kardesine vurma, onun oyuncagini kirma, "ondan nefret ediyorum" deme gibi davranislar gösterirken bazilari da bu duygularini bastirir ve asiri sevgi gösterir, bu davranisin altinda çogu zaman ana-babanin sevgisini kaybetme, tepki görme korkusu yatar.

*Anne babaya sik sik onu sevip sevmediklerini sorma ve sevgilerinden bir türlü emin olamama yasanabilir.

ÖNERILER:

*Kardesi dogmadan önce ona anlayabilecegi bir dilde aileye yeni bir üyenin gelecegi, evdeki ortamin her zamankinden daha heyecanli ve karisik olabilecegi, örnegin eve sik sik misafirlerin gelip gidecegi, annenin hem yorgun olacagi hem de bebekle daha çok vakit geçirmek zorunda kalacagi, çünkü küçük bir bebegin gereksinimleri oldugu ama ayni seylerin o dogdugunda da yasandigi ve her seyin zamanla tekrar düzene girecegi anlatilabilir. Böylece çocuk psikolojik olarak daha hazirlikli olacaktir. Bunlari anlatmak için son ana kadar beklenmemelidir.

* Öncelikle rahatlayin, çocuklar etraflarindaki yetiskinlerin davranislarindan etkilenirler. Büyük çocugunuzun kardesine nasil tepki gösterecegi konusunda endiseliyseniz çocugunuzda gergin olacaktir.

*Çocuga somutlastiramayacagi sözler söylemeyin. "Sakin endiselenme seni de bebek kadar sevecegiz" cümlesi iyi niyetli olsa da çocugun anne babanin sevgisi için kardesle yarismasina yol açar.

*Hamilelik döneminde babasi ya da baska bir aile üyesi (anneanne, babaanne) büyük çocugun bakimiyla ilgili yemek yedirme, banyo yaptirma, uyutma gibi islere baslayabilir. Böylece anne hastanedeyken ya da bebekle mesgulken çocuk kendini ihmal edilmis hissetmez ve yasantisinin degistigi fikrine kapilmaz.

*Anne baba aralarinda isbölümü yaparak, anne yeni bebekle ilgilenirken babanin diger çocukla ilgilenmesi çocukta kendisiyle de ilgilenildigini hissetmesini saglar.

*Anne babanin çocuga kardesin dogdu ama senin dünyanda degisen bir sey yok, sana olan sevgimizde bir azalma yok mesajini sadece sözcüklerle degil davranislarla da iletmelidirler. Bu da ancak çocuga zaman ayirmaya devam ederek onunla konusarak, onunla ortak faaliyetlere girerek ve ona sorumluluk vererek olur.

*Kiskanan çocukla mümkün oldugunca nitelikli zaman geçirilmeye çalisilmali, daha önce yapmaktan hoslandigi aliskanliklarini gerçeklestirmesine olanak verilmelidir. Yeni gelen kardesle birlikte önceden gerçeklesen oyun parkina gitme, aksam yemeginden sonra hikaye okuma gibi etkinlikler birden bire son bulmamalidir. Bu sayede çocuk statü kaybina ugramadigini farkederek özgüvenini yitirmeyecektir.

* Yeni dogan bebege asiri sevgi gösterisinde bulunmak yerine, var olan sevgiyi ilk andan itibaren paylastirabilmeyi hedeflemek daha dogru olacaktir. Bebege sevgi gösterdikten hemen sonra panik içinde çocuga da ayni seyi yapmaya çalismak dogalligin kaybolmasina ve çocugun kendisinin zorla sevildigi gibi yanlis bir fikre kapilmasina neden olacaktir.

*En iyi niyetli misafirler bile sadece bebekle ilgilenip büyük çocugu unutma egilimi içindedirler. Yakinlarin yalnizca bebekle ilgilenmemelerini, büyük çocuga da alisik oldugu tarzda ilgi ve sevgi göstermelerini söylemek, "Kardesin dogunca senin pabucun dama atildi" gibi sözler söylememeleri konusunda uyarmak ise yarayacaktir.

* Bebek için söylenen "Ne kadar yaramaz, sürekli agliyor ve beni yoruyor oysa ben seni daha çok seviyorum" gibi bir cümle çocuk tarafindan inandirici bulunmayip, tam tersine onu kandirmayi istediginiz inanci verebilir. Bu da en basta çocugun size olan güvenini zedeleyecektir.

*Bebege sürekli "bebek" demek yerine dogrudan adini söylemeye baslamak bebegin bir nesne degil de canli bir varlik oldugunu animsatacaktir. · Bebege "benim" degil "bizim" diye baslayarak hitap etmek ve "Sessiz ol, kardesin uyuyor" gibi sözlerle çocugun yasantisini bebege göre ayarlamak kiskançligi tirmandiracaktir.

*Asiri kaygi içeren tavirlarla çocugu bebekten uzaklastirmaya çalismak, yapilabilecek en büyük hatalardan biri olacaktir.

*Kiskanmasin diye çocuga asiri hosgörü göstermek durumu kötülestirecektir. Örn: Önceden yalniz yatan çocugun anne babasiyla yatmasina izin verilmemelidir. Çocuga kiskanmasin diye gösterilen asiri ilgi, bu seferde kardesinin onu kiskanmasina neden olabilir.

*Bebege zarar vermesine izin verilmeyecegi kesin bir dille anlatilmalidir.

*Çocuk kardesinin canini yaktiysa, görünüste çok kötü olan bu davranisin gerçekte bebege zarar vermek için degil, bir parça düsmanlik içeren bir incelemeden baska bir sey olmadigini bilin. Burada önemli olan asiri tepki göstermemek, kibarca reaksiyon gösterip sinirlenmeden (yoksa sizi sinirlendirmek için bu davranisi tekrarlayabilir) uyarida bulunmaktir. Çocuk mesaji alsa da almasa da iki kardesi yalniz birakmamak dogru olacaktir. (Bes yasina gelene kadar çocuklar zarar verip vermediklerini kavrayamazlar.)

* Bebekle ile ilgili islerde çocuktan yardim istenebilir. Örnegin bebege isim seçme, biberonunun sogutulmasi, oyuncak ya da giysi seçimi, bebek odasinin düzenlenmesi gibi konularda büyük çocugun katilimi saglanabilir.

*Kardese yönelik olumsuz duygulari reddedip, önemsememek yerine, onlari kabul edip, tanimaya çalisin; "Anne, hep bebekle ilgileniyorsun." "Hiç de degil, daha biraz önce sana kitap okumadim mi?" demek yerine "Bebege bu kadar zaman ayirmam pek hosuna gitmiyor." diyerek "Hayir, hiç hosuma gitmiyor." diyerek duygularini ifade etmesini saglayabilirsiniz.

*Kardesler arasindaki karsilastirmalardan kaçinin. Ancak çocugunda bir zamanlar küçük bir bebek oldugu, ayni bakim ve özenin kendisine de gösterildigi çocuga anlatilabilir. Çocugun küçülmüs giysileri, bebeklik fotograflari gösterilerek, o bebekken yasanan anilardan ve onun sevimli hallerinden bahsedilerek kendini daha iyi hissetmesi saglanabilir.

*Kardesiyle ilgili karisik duygulari olan çocuklarin konu edildigi öyküler anlatmak, anne ya da babanin kendi kardesiyle ilgili ilk hislerini paylasmasi, çocugun duygularini anlamasi ve ifade etmesinde fayda saglayabilir.

*Kardesini sevmek zorunda oldugu söylenmemeli, "Sen artik ablasin" diyerek, yasinin üzerinde olgunluk bekleyip onun da hala çocuk oldugu unutulmamalidir.

*Bebegin gelisiyle birlikte 4-5 yaslarindaki çocugu ana okuluna göndermek dogru degildir. Bu durum kardes kiskançligini körükledigi gibi çocukta okul sendromunun gelismesine ve çocugun içine kapanik ya da saldirgan olmasina yol açabilir.

*Sevginizin esit oldugunu göstermeye çalismak yerine; her çocuga, birbirinden ayri olarak, sadece kendisine özel bir sevgi duyuldugunu göstermek daha dogru olacaktir.

*Esit zaman ayirmaya çalismak yerine, her çocuga kendi gereksinimine göre zaman ayirmak gerekir. Bebegin henüz kendi ihtiyaçlarini karsilayamayacak kadar küçük oldugunu dolayisiyla daha çok ilgiye ihtiyaci oldugunu belirtilmelidir .

*Her seyin esit olmasina degil, adil olmasina çalisilmalidir. Örnegin, üç kardesten ortanca çocugun "Ahmet'lere kardesim gidiyor, ama ben gidemiyorum, bu adil degil" seklinde gösterdigi tepkiye "Kiz kardesinle geçimsizligi sürdürdügün ve ona vurdugun için Ahmet'lere sadece agbin gidebilir" biçiminde bir yaklasim uygun olabilir.

*Kardesinin giyebilecegi, ona küçük gelen giysileri ve oynayabilecegi oyuncaklari beraber ayirmak ise yarayabilir, fakat vermek istemedigi seyler konusunda onu zorlanmamalidir. Kendine ait sevdigi bir seyin kardesine verilmesi çocugu üzebilir ve kiskançligini arttirabilir.

*Ailenin bütün oldugu duygusu herkes tarafindan hissedilmelidir. Bunun için bütün ailenin birlikte yapabilecegi, gezinti, piknik, alisveris, film izleme gibi etkinliklere yer verilmelidir.

*Anne-baba çocukla mümkün oldugu her firsatta birebir iletisime geçerse, birlikte ortak faaliyetlerde bulunurlarsa, çocuga kardesiyle ilgili ve evle ilgili küçük sorumluluklar verilirse çocuk kendini hala güvende ve hala sevilen, önem verilen bir kisi olarak hissedecektir.

*Kardesler arasinda kiskançlik hissettiginizde onlari birbirinden uzaklastiracak degil, yakinlastiracak ortamlar yaratin.

* Çocuklarin kavgalarinda hakem rolünü almayin. Ana babalar çocuklarin tartismalarina katildiklari zaman çocuklarin her biri ana babasinin digerinin tarafini tuttugunu düsünür. Bu da rekabetin yogunlasmasina yol açar. Büyük kardes anababanin koruyucu destegini saglayabilen küçük kardesten nefret eder. Anababa ne kadar yansiz olmaya çalissa da ise yaramaz bu nedenle kardesler anlasmazliklarini kendileri çözmelidir. Fiziksel siddetin olmadigi durumlarda ana babanin araya girmemesi sorunun çözümünü kolaylastirir.

*Dikkatinizi hemen, sorun çikaran çocuga yönetmek yerine, zarar gören çocukla ilgilenmek, kardesi "magdur, ezilen" olarak nitelendirmemek gerekir.

* Kim baslatti sorusunu sormaktan kaçinilmalidir. Çünkü olayi kimin baslattigini ögrenmeye çalismak çocuklarin birbirini suçlamasina neden olur. Her bir çocugun kavganin çikmasinda ayni derecede suçlu olmasindan yola çikarak sonuçlarina esit sekilde katlanmalari saglanmalidir.

* Çocuklarin kavga etmelerine mümkün oldugunca izin verilmemelidir. Çünkü çocuklar kavga ettikçe deneyim kazanirlar. Kavga ettiklerinde de seçenekler sunulabilir yada iyi geçinme kurallari koyulabilir. Böylece kavga ettikleri ve iyi geçindikleri zaman sonucun ne olacagini bilirler. (Iyi geçinirseniz ev kurallari dahilinde istediginizi yapabilirsiniz. Kavgayi kim baslatirsa baslatsin önemli degil. Ya iyi geçineceksiniz yada lunaparka gitmeyeceksiniz.) Kurali bozanlara ders vermek amaciyla bir is vermek hem onlarin yanlis yaptiklari bir olayi düzeltmelerini hem de olumlu bir davranista bulunmalarini saglayabilir.

*Kardes çatismasina engel olmanin tek yolu tek çocuk sahibi olmaktir. Çünkü iki yada daha çok çocugun ayni ortami paylasmasi kaçinilmaz olarak çatisma yaratir. Kardes kavgasina neden olan zaman ve ilgi konusu ortadan kaldirilamayacagina göre çocuklara kavga etmeyin demek çok etkili degildir. Bunun yerine çocuklar iyi geçinme konusunda yüreklendirilmelidir. Ne kadar iyi anlasiyorsunuz gibi cümleler çocugu yüreklendirir ve sizin övgünüzün hakkini vermeye yönlendirir. Ayrica çocugun daha çok küçükken paylasmayi ögrenmeye baslamasi kardesi oldugunda çok fazla bocalamasini engelleyecek, paylasamamaktan dogan çatismalari azaltacaktir.

* Kardesler arasindaki kiskançlik ve geçimsizlik ne kadar yogun olursa olsun birbirlerinden ayri kaldiklarinda çok özlerler. Bu durum, iliskilerinin bazen çok bozuk oldugunu düsünseniz de aslinda birbirlerini çok sevdiklerini açiklar.

 

Etiketler

Yorumlar