Makaleler

Aile Tepkilerinin Evreleri

Aile Tepkilerinin Evreleri

Ailelerin gelisimsel yetersizlikleri olan çocuklarini kabullerinde geçirdikleri süreçte verdikleri tepkiler üç evreden olusmaktadir. Birinci evre sok, reddetme ve depresyon; ikinci evre ise karmasa suçluluk, kizginlik; üçüncü evre pazarlik etme, kabul ve uyumu içermektedir.

Gelin birlikte çözüm bulalım!

Online randevu almak için tıklayın

Aile Tepkilerinin Evreleri

EVRE I

1. Sok: Çocuklarinda gelisimsel yetersizlikler oldugunu ögrenen ailenin ilk tepkisi sok olmaktadir. Aileler, gelisimsel yetersizlikleri olan bir çocuga sahip olmakla beklemedikleri ve hazir olmadiklari bir durumla karsi karsiya kalmaktadirlar ve yogun bir biçimde aglama, duygusuzluk, çaresizlik tepkileri göstermektedirler.

2. Reddetme: Ailenin, çocugunun gelisimsel yetersizlikleri oldugu gerçeginden kaçmasi ve bu durumun olumsuz etkilerinden kendilerini koruma girisiminde bulunmasidir. Reddetme, olaylarin farkinda olmamaya çalisma olarak da tanimlanabilir. Bu durum, ailenin baska seylerle çok fazla mesgul olup, çocugunun sorunlariyla ilgilenmeye zaman bulamamasi seklinde kendini gösterebilir. Bu dönemde aile böyle bir çocugu oldugunu kabul etmemekte ve çocugunun normal olduguna iliskin kanitlar aramaktadir. Bütün uzmanlari dolasarak çareler arar.

3. Depresyon: Aile mükemmel çocuk hayallerinin yikildigini düsünerek bir yas duygusu yasarlar. Aile ‘Artik is isten geçti, bundan sonra hiçbir seyin anlami yok' seklinde düsünmeye baslar ve çevre ile iliskilerini en aza indirir. Aileler bu dönemde normal çocuk özlemi de duyarlar.

EVRE II

4. Karmasa: Gelisimsel yetersizlikleri olan çocuga sahip olmak ailenin yükünü önemli derecede arttirmaktadir. Çocuklarinin neredeyse günün yirmi dört saati bakima gereksinim göstermeleri, egitim ve saglik siklikla yapilan ziyaretler vb aileyi maddi ve manevi yönden yipratmaktadir. Dolayisiyla anne-babalar, ‘Böyle bir çocugum olacagina hiç olmasaydi' seklinde tepki gösterebilmektedir. Bu durum pek çok ailede engellenme duygularina; dolayisiyla çocuklarina yönelik kizginlik tepkilerine neden olmaktadir. Bir yandan bu olumsuz duygulari yasarken, diger yandan çocuklarini sevmekte ve onun için en iyisini yapmak istemektedirler. Bu durum ailede karisikliklara neden olmaktadir.

5. SuçlulukAile çocugun durumundan kendini sorumlu tutmaktadir. Ailelerin belki de en çok zorlandiklari duygu suçluluktur. Aile sürekli olarak ‘Niçin bu basimiza geldi' sorusunu yanitlamaya çalisir. Ailenin buldugu nedenler ise gerçekten çocugun özür durumuyla iliskili olmayabilir. Bu nedenle bazen aile çocuklarinin durumunu geçmiste bulunduklari bir davranisin Allah tarafindan cezalandirilmasi olarak görebilir ve bu nedenle kendisini suçlayabilir. Diger bir olasilik, ailenin yasamlarini alt üst eden gelisimsel yetersizlikleri olan çocuklarina duyduklari kizginliktan dolayi kendilerini suçlu hissetmeleridir.

6. Kizginlik: Kizginlik genellikle iki biçimde görülmektedir. Ilkinde esler ‘Neden bana?' sorularini tekrarlar. Bu tür kizginliklar genellikle normal olarak degerlendirilmektedir. Ikinci tür kizginlikta, kizginlik ya da öfke, problemin kaynagiyla iliskili olmayan bir baskasina yönelmektir. Kizginligin ya da öfkenin yöneltildigi bu kisiler genellikle doktorlar ve egitimcilerdir.

EVRE III

7. Pazarlik: Pazarlik uyum sürecinin en son evrelerinden birisidir. Aile içi önemli olan çocugunun normal hale gelmesidir. Aile çocugunun özrünü ortadan kaldirmanin yollarini arar. Aile bunu gerçeklestirebilecegini umdugu herkesle pazarliga girebilir. Bu kisi bir doktor, bir uzman, hoca ya da Allah olabilir. Pazarlik çogu kez ‘Eger çocugumu iyi yaparsan, bende ……..im' seklinde olmaktadir. Pazarlik genellikle çocugun iyilesmezse yönünde yapilan en son girisim olarak degerlendirilmektedir. Pazarlik, suçluluk ve çaresizlik duygularinin bir yansimasi olmaktadir.

8. Kabul ve UyumUlasilmasi güç olan fakat engelli çocuk üzerinde en olumlu etkiyi birakan son asama kabul asamasidir. Bu asamada aile gelisimsel yetersizlikleri olan çocugunu tanima, anlama ve problemlere çözüm bulma yönünde bilinçli çabalarda bulunur. Ancak öteki asama ya da evrelerdeki olumsuz duygular hiçbir zaman tamamiyla ortadan kalkmaz. Bu asamada aileler ocuklarini olduklari gibi kabul etmeye çocugu ailenin bir bireyi olarak görmeye baslarlar. Çocugun gereksinimleri karsilanmaya çalisilir ve uzmanlarla isbirligi yapilir. Uyum, kabul etme asamasinin eyleme dönüsmüs bir asamasidir.

Ailelerin birçogu asamalarin en sonuncusu olan kabul asamasina erisememektedirler. Bazi aileler red asamasinda takilmakta ve sürekli olarak çocuklarinin normale dönecegi beklentisi içinde olmaktadirlar. Ancak bazi ailelerin durumla daha kolay bas edebildikleri, aileye (örn., büyüklük, kültürel yapi, sosyoekonomik düzey vb) ve çocuga (örn., özrün türü, derecesi vb) ait bazi özelliklerle aile bireylerinin kisilik özelliklerinin gelisimsel yetersizlikleri olan çocuga sahip ailelerde sorunlarla bas etme becerilerini etkileyen etmenler oldugu görüsü de benimsenmektedir. Ailenin gelisimsel yetersizlikleri olan çocugunu kabul etme süreci ne kadar uzarsa, yetersizligin aile ve çocuk üzerindeki etkileri de o denli fazla olmaktadir. Ailenin tepkileri yetersizligin türünden çok yetersizligin derecesine göre farklilasmaktadir

 

Etiketler

Yorumlar