Isitme engelliligi

ISITME ENGELLI ÇOCUKLARIN ÖZELLIKLERI

Isitme engelli bireylerin özellikleri ile ilgili genel bir çerçeve çizilebilir. Ancak isitme engelli her bireyin kisisel bazi özellikleri özrünün tipine, derecesine ve içinde bulundugu çevresel faktörlere göre farklilik göstermektedir. Burada yukarida belirtildigi gibi genel bir çerçeve çizilecektir.

a. Motor Gelisim: Isitme engelli çocuklar 0-2 yas döneminde normal isiten yasitlariyla ayni gelisimsel basamaklardan zamaninda geçmektedirler. Ancak yapilan arastirmalarda, daha ileri yas dönemlerinde isitme özürlü çocuklarda isitme kanali ve sinirlerindeki hasarlardan dolayi denge ve vücut koordinasyonu ile ilgili becerilerde gecikmeler veya yetersizlikler gözlenebilir. 6-10 yaslari arasindaki çocuklarla yapilan çalismalarda denge tahtasinda ileriye-geriye dogru yürüme, tek ayak üzerinde durma, siçrama, atlama, vücut pozisyonunu degistirme gibi kaba motor becerilerde ve ayakkabi bagcigini delikten geçirme-baglama, ipe boncuk dizme, ayni anda iki eli kullanarak iki farkli etkinlik yapma, kesme, kalem tutma gibi ince motor becerilerde isitme engelli çocuklarin, normal gelisim gösteren yasitlarina oranla daha az basarili olduklari bulunmustur (Lewis, 1992; Güven ve Bal, 1992; Baldemir ve Bal, 1995; Darica ve Tanju, 1995; Erden ve Otman, 1996; Bal ve Tanju, 1997 a; Bal ve Tanju, 1997b; Bal ve Tanju, 1997e).

Ayrica, istenilen davranisin gerçeklesmesinde hareketlerin izlenmesi ya da yerine getirilmesi ile ilgili sözel ifadeleri ve sözel yönergeleri isitme duyusunu kullanarak algilayamamalari büyük - küçük kas motor gelisim alaninda farkliliklarin görülmesine neden olmaktadir. Ebeveynlerin çocugun yas özelligine göre degisik koruyucu tutumlara girmesi isitme engelli çocuklarin sosyal ortamlarda bu alanda deneyimler edinmesini engelleyebilmektedir (Pektas, 1993).

b. Dil gelisimi: Dogustan isitme duyusunu kaybeden bebekler yasitlari gibi 9. aya kadar dogal sesleri üretmektedir. Fakat bu aylardan sonra kendi ürettigi sesleri ve çevreden gelen sesli uyaranlari isitme duyusuyla algilayamadiklarindan ses üretimi yavaslamakta ve bebek giderek sessizlesmektedir (Lewis, 1992).

Isitme engelli bir çocugun isitme duyularinin fonksiyonunu tam olarak yerine getirememesi nedeniyle dil gelisimi asamalarinda normal sekilde ilerleme göstermemesi pek çok probleme neden olmaktadir (Pektas, 1993).

Isitme özrünün dil ve konusma bozuklugu ortaya çikarmasi üç faktöre baglidir. Bu faktörler isitme özrünün meydana geldigi yas, isitme özrünün derecesi ve isitme özrünün tipidir.

Genel olarak isitme özrü konusmayi geciktirmekte, artikülasyon ve ses bozukluklari  meydana getirmektedir. Ancak isitme kaybi konusma kazanildiktan sonraki bir devrede meydana gelir ve hafif olursa dil ve konusma hemen hemen hiç etkilenmemekte çok hafif ses ve artikülasyon bozukluklari görülebilmektedir. Konusma ögrenilmeden meydana gelen orta ve ileri

derecedeki bir isitme özrü ise önemli ölçüde dil ve konusma bozukluklarina neden olmakta, özellik ileri düzeyde ses ve artikülasyon bozukluklari ile dilin içerigi, yapisi, anlami ve kullanimi ile ilgili ciddi problemlere neden olmaktadir. Kisacasi, isitme kaybinin meydana geldigi yas ve derecesi dilin kazanimi ve konusma gelisiminde etkili olmaktadir.

Isitme özrünün meydana geldigi yere göre dil becerileri incelendiginde, iletimsel tip isitme kaybinda hemen hiç etkilenme görülmemekte diger tiplerde ise önemli konusma bozukluklari görülebilmektedir (Özsoy, 1971; Culatta ve Tompkins, 1999).

Isitme engelli çocuklarda dil gelisimi normal isiten çocuklarda oldugu gibi ayni sirayi izlemektedir. Ancak isitme engelliler özel egitim programlari sonucu bunu basarabilmektedirler (Lewis, 1992).

c. Zihinsel Gelisim: Isitme problemi olan bireylerin sözel olmayan zeka testlerinden aldiklari puanlar isiten akranlariyla yaklasik ayni düzeydedir. Ancak dil becerileri il ilgili güçlükleri dogal olarak akademik performanslarini etkilemektedir. Normal yasitlari gibi zihinsel gelisim alanina ait tanima, ayirt etme, eslestirme, gruplama yada siniflandirma gibi zihinsel  süreçlere sahip olmalarina ragmen kedi kendine çevreyi arastirarak bir sey ögrenebilmeleri ve

düsünce sistemini gelistirebilmeleri dile bagli yetersizliklerinden dolayi mümkün olmamaktadir. Ancak yukarida da bahsedildigi gibi sözel olmayan dil performansini degerlendirmeyi öne çikaran testlerde basarili olduklari nesneleri eslestirme, benzerlikleri bulma gruplama, resimler arasindaki farkliliklari görsel olarak saptama, görsel olarak bir seri resmi siralama gibi zihinsel etkinliklerde normal isiten yasitlarina benzer performans ortaya koyduklari belirtilmektedir.

Isitme engelli çocuklar için görsel ipuçlarini kullanmaya yönelik etkinlikler düzenlenmediginde sözlü iletisim becerileri yetersiz oldugu için kendi kendilerine çevreyi arastirarak bir seyler ögrenmeleri, düsünce sistemlerini ve zihinsel süreçlerim gelistirmeleri mümkün olmamaktadir.

Okuma-yazma ve matematik becerileri daha geri olabilmekte akademik basarisizlik görülebilmektedir.

Dil becerilerinin zihinsel gelisim becerileriyle iç içe olmasindan dolayi isitme özrünün derecesi zihinsel gelisimi etkilemektedir (Ergenç, 1995; Darica ve ark., 1997; Culatta ve Tompkins, 1999).

d. Sosyal Gelisim: Sosyal ve kisisel uyum becerileri tipki normal isiten akranlarinda oldugu gibi iletisim becerilerine ve aile üyeleri ve çevresindeki diger kisilerle etkilesimlerine baglidir. Isitme engelli ailelerin isitme engelli çocuklarinda, normal isiten ailelerin isitme engelli çocuklarina nazaran daha yüksek sosyal olgunluk seviyesi, isitme engeline uyum saglama ve davranislarini kontrol görülebilmektedir. Bu durum isaretle iletisimin erken dönemde

kullanilmaya baslanmasi ile baglantilidir (Culatta ve Tompkins, 1999).

Isitme engelli çocuk-isiten ebeveyn arasinda ortak bir iletisim yaklasiminin ve modelinin kullanilmayisi, iletisimde karsisindaki kisinin verdigi ipucunu ve belli bir durumu anlamada güçlük doguracaktir. Isiten anne-isitme engelli çocuk çiftinde ortak bir iletisim yaklasiminin ve modelinin kullanilamayisinin sonucu olarak isiten annede iki baskin özellik (emir verme ve

kontrol) kendini göstermektedir. Annenin göstermis oldugu bu iki özelligin çocugun sosyal iliskilerinde olgunlasamamasina neden oldugu öne sürülmektedir (Hadadian ve Rose, 1991; Caissie ve Çöle, 1993).

Isitme engelli bireylerin aileleri normal isiten çocuklarin ailelerine göre asiri koruyucu, daha az izin verici, daha az cesaretlendirici ve daha az onaylayici olarak görülmektedir (Temel ve ark., 1998).

Bu bireylerde isitme yetersizliginden kaynaklanan sorunlar tek basina büyük bir engel olmamaktadir. Asil sorun, bunun iletisim eksikligine sebep olmasidir. Arastirmacilar, çocugun iletisim kurma kabiliyetini anne – çocuk iliskisinin çocuga gerekli olumlu duygulari vermesine baglamaktadir (Temel ve ark., 1998).

Bireyin sosyal yeterliligi ise normal isitmeye veya isitme engeline göre degismemektedir. Sosyal güvenin algilanmasinda, okula, sinifa ve sosyal faaliyetlere katilim ve isiten arkadaslar ile duygusal güven içinde olma önemli bulunmaktadir(Leigh ve Stinson, 1991).

Stinson'a göre isitme engelli bireyler, normal isitenlere göre daha düsük öz saygiya sahiptirler ve olaylari kontrol etmede kendilerini yetersiz algilamaktadirlar. Bu konudaki önemli faktörler ise ailenin tipi, akranlari ile ayni dili kullanmadaki basari ve yasanilan çevrede arkadaslar bulabilmektir. Tüm bu iliskileri zorlamak öz benlik ve kimligin saglikli gelismesine destek vermektedir (Akt. Leigh ve Stinson, 1991).

Isitme engelli bireylerin okul disinda arkadaslari olmamaktadir. Buna sebep olarak engelinden dolayi iletisim kurmakta zorlanmayi ve isiten kisilerin kendilerini anlamamalarini göstermekte ve kendileri gibi engeli olan kisileri arkadas olarak tercih etmektedirler (Temel ve ark.,1998).

Gelin birlikte çözüm bulalım!

Online randevu almak için tıklayın

Yorumlar