Iktidarsizlik

Erektil Islev Bozuklugu

Erektil yetmezlik cinsel aktiviteyi tamamlamak için gerekli ereksiyonun olusmasinda veya sürdürülmesinde ortaya çikan tekrarlayici ve inatçi yetersizlik olarak tanimlanabilir. Koitusu gerçeklestirebilecek nitelikte ereksiyona ulasamayan ya da sürdüremeyen bireyler primer, en az bir kez basarili iliskide bulunmus olanlar ise sekonder erektil bozukluk olarak tanimlanmaktadir. Cinsel islev bozukluklari arasinda tedavi amaciyla basvuru nedenleri arasinda en sik görülenidir. Eriskin erkek popülasyonunun % 10 – 20’sinde görülmekte ve 60 yasindan sonra belirgin olarak artmaktadir. Yasamin bir döneminde benzeri bir güçlükle en az bir defa karsilasan erkeklerin orani ise % 70 – 75’lere ulasmaktadir. Bu oranlar erektil yetmezligin ancak tekrarlayici ve inatçi özellikler gösterdigi zaman patolojik olarak kabul edilmesi gerektigini göstermektedir.

Görüsme sirasinda özellikle üzerinde durulmasi gereken noktalar:
. Ereksiyon hiç mi olusmuyor, yoksa belirli bir noktada mi kayboluyor?
. Erektil yetmezlik ilk cinsel aktiviteden beri mi var, yoksa tetikleyici etkenlerle mi ortaya çikiyor?
. Erektil yetmezlik yavas yavas mi, yoksa aniden mi ortaya çikmis?
. Sabah ereksiyonlari var mi?
. Uygun yer, uygun zaman, uygun kisi gibi kosullarin varliginda ereksiyon kusuru olusuyor mu?

Yan etki olarak ereksiyon kusuru olusturabilecek bir ilacin yakin geçmiste ya da halen kullaniliyor olmasi, tabloya eslik eden psikiyatrik bozukluk öyküsünün varligi organik-fonksiyonel ayirimini yapmayi güçlestirmektedir. Bu nedenle, psikolojik ve organik faktörlerin tabloya katkisi tanimlanarak ayirici taniyi yapmak gerekmektedir.

Ereksiyon bozuklugunun depresyon ve anksiyete ile iliskisinde hangisinin digerine neden oldugu ayirt edilmelidir.

Erektil bozuklugun ortaya çikisinda ve devaminda en önemli psikojen etken performans ile ilgili olumsuz beklenti ve degerlendirmelerdir. Bireyin performansinin yetersiz olacagina iliskin beklentisi ve yetersiz performans sonucunda ortaya çikabilecek komplikasyonlar ile ilgili düsünceleri zaman içinde yogun anksiyeteye veya erektil bozukluga yol açabilmektedir.

TEDAVI

Incelemeler sonunda sorunun kaynaginin organik olduguna karar verilen hastalarda uygun tibbi ve cerrahi tedaviler uygulanmaktadir. Son yillarda organik kaynakli ereksiyon yetersizliklerinde penis protezi uygulamalari oldukça yayginlasmistir.

Psikolojik tedaviler ise organik ve psikolojik kaynakli tüm olgularda endikedir. Özellikle yeterince hazirlanmamis, psikolojik yardim almamis olgularda organik etyolojiye yönelik tedavilerin basarisi düsmektedir.Psikolojik tedavilerde ilk adim, hastadaki hatali bilgi ve inanislarin düzeltilmesi olmalidir. Bundan sonraki asamada, günümüzde en yaygin kullanilan yöntem davranisçi kurama dayali uygulamalardir. Özellikle prematür ejakulasyon ve performans anksiyetesinde basarili sonuçlar alinmaktadir.

Tedaviye, cinselligi yasamada koitus, ejakulasyon gibi belirli bir noktaya yönelmemekle baslanabilir. Yasamin bütünlügü içinde cinsellik, çesitli boyutlariyla yasanabilecektir. Bu nedenle öncelikle hastanin rahat olabilmesi saglanmalidir. Ancak, en önemli noktalardan birisi, hastaya "rahat ol" demek yerine nasil rahat olunacaginin ögretilmesidir. Burada da genellikle “gevseme teknikleri” kullanilmaktadir. Tedavinin ileri asamalarinda hasta; çesitli egzersizlerle kendi ve esinin bedenini tanima, korkusuzca dokunabilme, yaklasabilmeyi ögrenecektir.Endikasyon konuldugunda psikoanalitik, davranisci ya da bilissel psikoterapi teknikleri de kullanilmaktadir.

 

Gelin birlikte çözüm bulalım!

Online randevu almak için tıklayın

Yorumlar