Otistikler Için Diyet Listesi

 

Etler (yagsiz olmayacak, fazla pisirilmeyecek)

 Kirmizi et (tercihen yemlenen degil, otlayan hayvan eti), geleneksel sucuk, kavurma, pastirma vb serbest. Katki maddelerinden dolayi salam-sosis yasak.

 Sakatat: Çok yararli.  Fakat hastalikli olmamasina dikkat.

 Beyaz et: Tercihen köy tavugu ve diger kümes hayvanlari (köy tavugu geç piser)

 Deniz ürünleri (balik, midye, istakoz)  (agir metal zehirlenmesi nedeni ile yasak. Havuzda yetistirilenlerde de toksinler mevcut oldugundan onlar da yasak. 

 Yüksek klorofil içerdigi için agir metalleri baglayan deniz börülcesi ve deniz yosunlari (kolerella veya spirullina) serbest. 

 Yumurta: En Kaliteli protein kaynagidir. Köy yumurtasi tercih edilmeli. Günde 1-4 adet yenilebilir. Tercih sirasina göre 1. Çig (enfeksiyon olmadigindan eminseniz!), 2. Rafadan, 3. Lop, 4. kizartma (mümkünse yenmemeli, yenilecekse, zeytinyaginda ya da findik yaginda ya da tereyaginda  yapilmali ve önce aki pisirilmeli, sarisi ayrica çig olarak eklenmeli)

 Sebzeler ve yesil yapraklilar: her çesidi yenilebilir.  Daha çok çig tüketilmeli. Koyu yesil yapraklilar K vitamini, kalsiyum ve magnezyumdan zengindir ve ayrica omega-3 yag asidi içerir. Dogal yetistikleri için yabani otlar (ebegümeci, kuzukulagi, isirgan otu, semizotu, labada vb) mükemmel. Semiz otu sebzeler içinde  en önemli omega-3 kaynagidir.

 Sebzeler ne kadar yesilse o kadar klorofil içerir ve o kadar çok agir metal ve toksin temizler.

 Patates kizartmasi kesinlikle yenmemelidir. Sebze yemeklerinin içine az miktarda patates konulabilir (yüksek seker içerigi).

 Sarimsak: Hücreleri paslanmaktan koruyan (antioksidan) en önemli yiyeceklerden biri. Kükürtlü bilesikler içerdigi için ayni zamanda agir metal bosaltimina da yardimci oluyor. Kükürtlü amino asitler otistiklerde genellikle düsük olmaktadir.  Sarimsagi ezin (yutmayin) ve en geç 1 saat içinde tüketin. Sogan de yüksek kükürt içerigi ile en az sarimsak kadar degerli. Her ikisinden de bol miktarda yenmelidir.

 Zeytin: Mümkün oldugunca tuzu çikartilmali. Sele zeytininin tuzu daha rahat çikiyor. Daha çok yesil zeytin tercih edilmeli.

 Meyveler: Elma, üzüm, çilek gibi fenol içeren meyveler fazla tüketilmemelidir. Kayisi,  üzüm, muz, gibi seker içerigi yüksek meyveler de sinirli yenmelidir. Az sekerli meyveler daha çok yenilebilir (tazesi tercih edilmeli). Meyve kurularinin küflü olmamasina dikkat edilmelidir.  

 KAZEINSIZ-GLÜTENSIZ DIYET

 Otistik hastalarin en az %95’inin sindirim fonksiyonlari agir metal ve diger toksinlere bagli olarak bozulmustur.

Bu nedenle kazein (süt pihtisi, peynir, yogurdun susuz bölümü), glüten (bugday proteini) ve soya  protein yapisindaki büyük moleküller sindirilerek en küçük birimleri olan amino asitlere parçalanamazlar ve bu sekilde kana geçerek bagisiklik sistemi ve beyinin isleyis tarzini bozarlar.   Bu gidalarin sindirilmemis protein paçalari kana geçtiklerinde morfin etkisi göstererek (vücutta az miktarda üretilen serbest morfin miktarini artirirlar. 

Bu dis morfin bilesikleri (ekzorfin ) nerdeyse bütün otistiklerde görülen göz temasi kaybi ve ögrenme becerisinde azalma, hiperaktivite, sterotipik hareketler ve self-mütilasyon (kendine zarar verme) gibi belirtilerin olusumunda büyük pay sahibidirler.

 Diyet ile bu morfinlerin kan düzeyi azalmakta ve klinik bulgular da ayni oranda hafiflemektedir. Otistik hastalarin %80 kadari kazeinsiz-glütensiz diyetten fayda görmektedir.

 Glüten/kazeini birdenbire kesmek yoksunluk sendromuna yol açabilir(Morfin bagimliligi gibi). Zaten otistiklerin bir çogunda glutenli (bugday unundan yapilmis) ve /veya kazeinli (sütten yapilmis) gidalara asiri bir düskünlük vardir.

 Bu nedenle iki diyete ayni anda baslamak dogru degildir.  Ilk önce diyetten kazein çikartilir. Diyet genellikle iki hafta içinde olumlu etkisini gösterir. Kazeinin vücuttan tam olarak temizlenmesi ise 1-2 yili alir.  

 Tereyagi, kaymak yenilebilir. Klasik usulle yapilmis yogurt suyu ve kefir fazla kazein içermez. Içerdigi kazein ise büyük ölçüde probiyotiklerin ürettikleri enzimlerle parçalanmistir.

 Inek ve koyun sütünde sütünde A1 tipi kazein vardir ve bu kazein kazomorfine dönüsür. Oysa insan, at, deve ve keçi sütünde A2 tipi kazein vardir ve böyle bir dönüsüm olmamaktadir.

 Inek ve koyun sütü ve ürünleri (yogurt, peynir vb.) tüketilmemeli. Bu sütlerle yapilmis kefir ya da yogurt suyu yenilebilir. Keçi sütü, at sütü, deve sütü ve ürünleri serbesttir (yogurt, peynir, kefir).

 Glutensiz diyete kazein diyetinden 2-4 hafta sonra yavas yavas baslanir. Glütenin diyetten çikartilmasi 1-3 ay içinde tamamlanmalidir. Glütensiz diyetin etkisi geç baslar; en erken üç ayda görülür ve vücuttan tam olarak temizlenmesi de 1-2 yili alir.  

 Glütensiz diyeti uygulamak zordur. Çünkü unlu mamuller disinda birçok hazir gida içinde gizli bir sekilde bulunur.

 Otistikler gluten içeren bugday, çavdar ve yulaf gibi tahillar ve bunlardan yapilan mamuller (ekmek, kek, kurabiye, bulgur, makarna, eriste, sehriye, tarhana, un çorbalari) tüketilmemelidir.

 Misir ve pirinç ve glutensiz undan yapilan mamuller ise serbesttir. Genetigi degistirilmis misir yenmemelidir.

Pirinç, glutensiz un ve misir da asiri tüketilmemelidir; hizli emilen seker miktarlari yüksek oldugu için insülin direncini arttirarak çagimizin gizli vebasi denilen metabolik sendroma sebep olurlar.

 Istanbul Halk Ekmek çok ucuz fiyata glutensiz ekmek, un ve kurabiye satmaktadir. Ayrica Sinangil®’in de glutensiz unu vardir.  Eti Pronot® glüten içermeyen bir büskividir. Ayrica yurt disindan getirtilen makarna ve sehriye gibi ürünler de mevcuttur.

 Gida alerji testleri negatif çiksa bile diyet yararli olabilir. Bu nedenle test yaptirmak bosa masraftir.

 Süt, bugday, yulaf, çavdar ve soya gibi gidalarin diyetten çikarilmasinin hiçbir zarari (vitamin, mineral eksikligi) olmadigi gibi bir yigin yarari da vardir.

Kefir nasil yapilir?

Kefir yapilisinda kullanilan süt kaynatilir ve metal olmayan (tercihen cam) bir kap içinde ilitilir (süt temiz ise kaynatilmayabilir).
Üzerindeki kaymak tabakasi alinir ve 1 çorba kasigi kadar kefir mayasi atilir ve süt iyice karistirilir.

Kabin kapagi kapatilir ve süt 20-25 C 'de kalacak sekilde kap bir yere birakilir. Mayalanacak kap soba ya da kalorifer yakinina getirilir. Çevre isisi düsük ise kabin etrafi bezle sarilir. Kabin 20-30°C'lerde olmasi saglanir.

Kap içindeki süt normal olarak 18-24 saat sonra pihtilasir. Maya miktari düsük ve ortam soguk ise pihtilasma gecikir. Mayalanmis süt madeni olmayan bir tel süzgeçten ya da tülbentten süzülür. Süzgeç üzerinde kalan taneler tekrar maya olarak kullanilir.

Kefir mayasi (taneleri) hemen kullanilmayacaksa agzi kapali bir cam kavanoz içinde buzdolabinda saklanir. Bazilari kefir tanelerini saklamadan önce yikarlar.

Eger yikama yapacaksaniz kefir tanelerinin zarar görmemesi için klorsuz su kullanin. Saklanmak istendigi zaman taneleri örtecek kadar bardaga su koymak gerekir.

Süt niçin kemiklerimiz için iyi bir kalsiyum kaynagi degildir?

  • Sütte kalsiyum yüksektir (120-130 mg/dL), fakat kalsiyum/fosfor orani 1:1 gibi yüksek oldugu için iyi emilmez
  • Anne sütünde 2:1 oldugu için kalsiyum içerigi düsük bile (30 mg/100 mL) olsa emilimi mükemmeldir.
  • Süt ve süt ürünlerindeki kalsiyum/magnezyum orani yaklasik 8:1 ile 12:1 arasinda degisir.
  • Normalde kalsiyum/magnezyum oraninin 2:1’den fazla olmamasi gerekir.

Baklagiller (Nohut, fasulye, mercimek, bezelye, börülce vb) haftada 2-3 kereden fazla yenmemeli (12 saatte bir suyu degistirilmek üzere 48 saat suda bekletilmeli, ve agir ateste  (mümkünse güveçte) pisirilmeli

Soya: Söylendigi gibi saglikli bir yiyecek degildir. Protein sindirimini ve  bagirsaktan kalsiyum, demir ve çinko emilimini azaltir. Tiroid hormonu sentezini bozar. Erken ergenlik belirtileri, kisirlik ve adet düzensizliklerine yol açabilir. Alerjilere ve otistik bulgulara da neden olabilir.

Kabuklu kuruyemisler (ceviz, findik, fistik, ayçiçegi, kabak çekirdegi, badem vb). Zengin amino asit (tirozin, triptofan, fenilalanin vb) ve mineral (çinko, selenyum, magnezyum vb) içerir.  Günde 1-2 avuç (25-50 gram kadar) oldukça yararli. Çig ve az tuzlu olani tercih edilmeli.

 Yaglar: Yag kisitlamasi vücut için zararlidir. Sanilanin aksine yagi az, dolayisiyla sekeri fazla yiyecekler insanlari daha çok aciktirir ve  daha çok sismanlatir!

 Margarin: Kesinlikle yasak!

 Tohumlu sivi yaglar (ay çiçek yagi, pamuk yagi, misirözü yagi, soya vb.): Kullanilmamali ya da çok az kullanilmali. Omega-6/omega-3 dengesini, omega-6 lehine bozuyor. Sicak presten çikan bu yaglarin  yipratici özellikleri var.

 Zeytinyagi: Mükemmel! Halis sizma olanlar tercih edilmeli Riviera ikinci seçenektir.

 Findik yagi: Riviera gibi. Piyasadakilerin çogu karisik! Halis olanlari pahali ve sizmadan daha iyi degil. 

 Tereyagi: Mükemmel! Mümkünse özgür otlayan hayvanlarin yagi(köy tereyagi). Piyasada sahtesi (margarin üzerine giydirilmis) çok. Sahtesi disarida birakildiginda geç erir, biçakta fazla leke birakir.

 Urfa yagi: Tereyagi gibi

 Kuyruk ve iç yagi: Tereyagi gibi yararli

 Balikyagi: Hayat iksiri! Büyük ölçüde omega-3 yag asidi içeriyor. Bebeginden, hamilesinden, gencine ve yaslisina kadar herkes kullanmali. Otistik çocuklarda omega-3 yag asitleri (EPA+DEHA) oldukça düsüktür ve günde 1500-3000 mg aktif balik yagi (EPA+DEHA) kullanmalidirlar.   Balikyagi sismanlatmaz. Yaz-kis kullanilabilir. Morina karacigeri yagi D vitamini içerdiginden yazin kullanilmamali. Aksi halde D vitamini yüklenmemesi yapabilir.

 Keten tohumu: Balik yagindan sonra ikinci önemli omega-3 kaynagi. Önce hafifçe kavurun ve kahve degirmeninde ögüttükten sonra günde 2-3 tatli kasigi yemeklere, yogurda veya salatalara serpin. Omega-3 gücü balik yaginin onda biri kadardir.

 Kizartmalar: Vücut hücrelerini paslandirdigi için zararli. Illaki yenilecekse tereyagi, zeytinyagi, veya  findik yagi ile yapilmali. Kizartmalarin zararli etkilerini azaltmak istiyorsaniz yaninda sarimsakli yogurt ve yesillik yiyin.

 Çaylar: Hepsi çok yararli. Kahve-nescafe: Yasak, asiri olmamak sarti ile Türk kahvesi içilebilir.

Tursular: Oldukça yararli. Probiyotiklerden zengindir. Betainden (DMG) zengin oldugu için pancar tursusu özellikle otistikler için çok faydali.  Tursunun tuzunu  azaltin (tursu kurarken tuz yerine limon tuzu, askorbik asit ya da sirke kullanin). Sirke (özellikle halis üzüm sirkesi, balsamik sirke) oldukça faydali.

 Tuz: Yiyeceklerin içinde dogal olarak bulunan tuz vücudumuzun ihtiyacini karsilar. Tencere yemekleri içine az miktarda tuz katilabilir.

 Baharatlar: Içerdikleri vitamin, mineraller ve antioksidanlar açisindan  oldukça yararlidir. Küflü olmamasina dikkat edin.

 Probiyotikler (faydali mikroplar)

  • Otistik çocuklarin çogunda bagirsak florasi bozulmustur.
  • Bu kisilerde patojen bakteriler (özellikle klostridyumlar), mantarlar (özellikle pamukçuk mantari olan kandida) ve parazitler asiri sekilde ürer. Bu patojen mikroorganizmalar yiyeceklerin sindirimini bozarlar ve çesitli toksinlerin olusmasina yol açarlar.
  • Un ve sekerden fakir, sebze, meyve, et ve yumurta gibi dogal gidalardan zengin bir diyet bagirsak florasinin koruyuculugunu bozmaz.
  • Fermantasyon ürünleri (tursu, kefir, peynir, sarap, boza, sirke) bagirsak florasinda bulunan probiyotikleri artirirlar.
  • Eksimeyen market yogurtlarinda ve pastörize sütlerdeki probiyotikler büyük ölçüde tahrip olmustur.

 Sekerler

Rafine sekerler (çay sekeri, früktoz vb) ve bunlarla yapilan yiyecekler (pasta, bisküviler, gofretler, baklava, revani, kadayif vb) büyük ölçüde azaltilmalidir.

 Çikolata: Bakir düzeyi yüksek olanlarda çikolata tüketimi azaltilmalidir. Haftada bir kere orta boy, sütsüz (bitter) ve kaliteli çikolata yenilebilir. Bakir düzeyi normal ya da düsük olanlar daha fazla çikolata tüketebilirler.  Çikolatanin magnezyumdan zengin olmasi da en önemli olumlu özelliklerindendir.

 Bal: Günde bir iki çay kasigi yenilebilir. Alelade ballar, her çesit ve reçel asiri seker içerdiginden yenilmemelidir. Piyasadaki ballarin en az %95’i dogal degildir. Meyvenin kendi sekeri ile yapilan pekmezler yenilebilir.  

 Tatlandiricilar ve bunlarla yapilmis diyet ürünleri yenilmemelidir. Özellikle aspartam (Canderel ®, Sanpa®, Aspartil®, Diyet-Tat®, Nutra-tat®, diyet kolasekersiz sakiz, birçok diyet yiyecek içinde bulunur) depresyon da dahil olmak üzere birçok yan etkilere yol açabilir.

 Mesrubat: Her türlüsü yasak. Evde yapilan taze meyve suyu (posasi ile birlikte) içilebilir. Mesrubat olarak ayran, kefir, boza, salgam suyu veya meyan kökü suyu için.

 ÖZELLIKLE ÖNERILEN BESINLER (ANTIOKSIDANTLAR)
Mercimek, kurufasulye, nohut, taze fasulye, bezelye vb.

  • Ceviz, findik, fistik, badem vb. sert kabuklu meyveler
  • Turunçgiller, kayisi, karadut, kizilcik, kiraz, visne, kus üzümü, kirmizi ve kara üzüm, diger meyveler
  • Lahanalar, karnabahar, ispanak, pazi, turp ve pancar yapraklari, salgam, hardal yapragi, nane, maydanoz vb. yabani yenebilen otlar
  • Sarimsak, sogan, pirasa

Selenyum kaynaklari

  • Kabuklu kuru yemisler
  • Et
  • Yumurta
  • Karaciger

 Su: Idrar koyu olmayacak kadar çok su içiniz. Içtiginiz su  asiri soguk olmasin. Ilk seçenek çesitli minerallerden zengin olan dogal kaynak sularidir. Fakat bu sularda da agir metaller bulunabilir.  Çogu kez oldugu gibi suyun içeriginden emin degilseniz, suyunuzu kaliteli bir filtreden geçirin. Eger bunlar olmuyorsa Aquafino®, Turkuaz®, Niksar-Ayvaz® gibi filtre edilmis sulari tüketin.

 Yemekle birlikte su içmeyin, çünkü bu su sindirim sivilarini seyrelterek etkilerini azaltir. Yemekten yarim saat önce veya sonra su içebilirsiniz. Uykudan önce bir ya da iki bardak su içilmelidir.

 Pisirme sekli

  • Yemekler kendi suyunda agir agir pisirilmeli; geleneksel yöntemler (bugulama,, buharda pisirme) yaninda turbo firinlar da kullanilabilir. Böylece besin ögeleri fazla zarar görmez.
  • Hizli pisirme yöntemleri (mikrodalga gibi) besin kayiplarina yol açar; ayrica kanserojen olabilirler.
  • Dondurulmus yiyecekleri fazla tüketmeyin.
  • Konserve yiyecekleri ise mümkünse hiç yemeyin (ev konserveleri hariç).
  • Sicak yiyecekleri alüminyum folyoya sarmayiniz.

 Pisirme kaplari

  • Daha çok toprak (güveç), cam ya da bakir kaplari tercih edin.
  • Emaye ve çelik tencere daha sonraki tercihlerdir.
  • Teflon ve alüminyum kesinlikle kullanilmamalidir.

 Yemek yeme sikligi: Diyet baslangicinda, kan sekeri düsebilecegi için daha sik yemeli. 1-2 hafta içinde insülininiz terbiye olur ve günde 3 ögün yemek (çocuklar için 4-5 ögün) yeterli olur. Lokmalari iyice çigneyin!

 Sabah kahvaltilarini kuvvetli yapin; aksam yemegi hafif olsun. Yemek miktarlarini yaklasik söyle bölümleyin. Sabah :(3), ögle:(2), aksam: (1) ya da Sabah (2), kusluk (1). Ögle(1), ikindi (1), aksam:(1). 19.00-20.00’den sonra mümkünse yemek yemeyin, Tok karnina uyumayin.

 

 Dis temizligi:  

  • Her yemekten sonra, mümkün degilse yatmadan önce disinizi 2-3 dakika firçalayiniz ve macunu yutmayiniz
  • Çocuklarda yutmayacaklarindan emin oluncaya kadar florlu dis macunu kullanmayiniz.
  • Sodyum florür toksik oldugu için çocuklara flor tableti takviye etmeyin. Florun otizm tablosuna yol açabilecegi de saptanmistir.
  • Yiyecek ve içeceklerdeki flor (kalsiyum florür) dogal olup, toksik degildir.
  • Florun dis çürüklerini azaltmadigini gösteren çok sayida arastirma vardir.
  • Dis çürüklerinin en önemli nedeninin unlu ve sekerli gidalar oldugunu unutmayin.
  • Civa içerdigi için amalgam dolgu yaptirmayin.
  • Yari sert ve sert gidalari yemenin  çocuklardaki dis gelisimini olumlu yönde etkiledigini ve sivi gidalarin ise saglam dis gelisimini önledigini unutmayin.

 Hareket: Günde en az yarim saat hizli yürüyüs yapilmali ya da yavas kosulmali ve merdivenler çift çift çikilmali.  Günde en az 3-5 dakika kültür fizik hareketleri yapilmali. Yorgun düsüren hareketlerden kaçinilmali. Egzersiz agirligi tedricen artirilmali. Her gün yapabileceginiz egzersizleri yapin. Derin temiz hava soluyarak hücrelerinizdeki oksijeni artirin. Hareket ve derin nefes alma beynin kanlanmasini ve fonksiyonlarini artirir. 

 Güneslenme: D vitamini kemik hastaliklarina, romatizmal hastaliklara, kansere (deri kanseri dahil!) ve çesitli müzmin hastaliklara karsi koruyucudur. Yazin mayo ile güneslenirken baslangiçta güneste fazla kalmayin (özellikle 11.00-13.00 arasi). Dengeli sekilde yanin, haslanmayin!!.

 Otistik çocuklarda kan D vitamini düzeyi (Normali: 40-100 ng/mL) genellikle düsüktür. Kan düzeyleri normale getirildikten sonra günde 1000-2000 Ünite D vitamini kullanilmalidir. 

 Uyku: Mümkünse 22.00’den önce yatin. 5 saatten az 9 saatten fazla uyumayin. Iyi bir uyku için midenizin bos olmasi gerektigini unutmayin

 Civa kaynaklari

  • Egzoz gazlari
  • Böcek ilaçlari
  • Amalgam dis dolgulari
  • Içme sulari
  • Keçe
  • Kulak ve burun damlalari
  • Bazi asilar (karma, hepatitB, HiB, grip)
  • Kontakt lens solüsyonlari
  • Çamasir yumusaticilari
  • Deniz ürünleri
  • Talk pudrasi
  • Kosmetikler (Mascara)
  • Ahsap koruyuculari
  • Yer cilalari ve parlaticilari

 

Kursun kaynaklari

  • Motorlu araçlarin yaydigi egzoz gazlari
  • Kursun borularla evimize ulastirilan sular
  • Kalici rujlar
  • Vinil okul çantalari
  • Ders araçlari,
  • Duvar boyalari
  • Tekstil boyalari
  • Oyuncaklar
  • Içme sulari

Alüminyum kaynaklari

  • Pisirme kaplari
  • Folyolar
  • Asilar
  • Içme sulari
  • Antiasitler
  • Asilar (Pnömokok, Hepatit A, HPV)
  • Deodorantlar

Epsom tuzu (magnezyum sülfat) banyosu

  • Sülfatlar agir metal temizligine yardimci olur, bagisikluk sistemini güçlendirir.
  • Otistik çocuklarin çogunda hem magnezyum hem de sülfatlar düsüktür.
  • Magnezyum sülfat suya koyuldugunda magnezyum ve sülfata ayrisir.
  • Her iki molekülde deriden emilir. Sülfatin etkisi 7-8 saat kadar sürer.
  • Magnezyum sülfat tozunu kaynar suda iyice eritin.
  • Küvetin içine dayanilabilecek kadar sicak su koyun ve içine magnezyum sülfatli suyu ilave edin. 
  • Baslangiçta yarim çay bardagi magnezyum sülfat tozu kullanin ve daha sonra tolere ettikçe 1-3 çay bardagina kadar çikin.
  • Yan etkiler: Huzursuzluk ve hiperaktivite olursa dozu azaltin. Banyo suyu yutulursa ishal yapar.
  • Küvet içinde en az 20 dakika kalinmalidir.
  • Banyodan sonra isterseniz durulanmaya ve kurulanmayabilirsiniz.
  •  Magnezyum sülfat derinizde beyaz toz seklinde kalir ve etkisi devam eder.

 

 

Gelin birlikte çözüm bulalım!

Online randevu almak için tıklayın

Yorumlar