Aglama nedenleri ve aglamaya müdahale yöntemleri

BEBEĞİNİZİN AĞLAMA SEBEPLERİ VE YATIŞTIRMA


Bebekler yeni doğduklarında ve bunu izleyen ilk bir yıl içinde genelde ağlarlar. Çünkü bu onların tek iletişim biçimleridir. Fakat 3 aylık olduktan sonra ağlamalarında azalma olur. Siz onun ne için ağladığını keşfetmişsinizdir ve o da ağlamaktan başka çevresini keşfetmek, oynamak gibi şeyler olduğunu fark etmiştir. Ağlama sebeplerini anlamadığınız ilk aylar daha dikkatli ve araştırıcı olmanız gerekir. Hiçbir zaman bebeğinizi ağlar durumda bırakmamalısınız. Bu durum işlerin daha da güçleşmesini, sebebi bulmakta zorlanmanızı sağlar. Üstelik bebeğinizde ilk güvensizlik duygularına sebep olmuş olursunuz. Bebeğiniz ağlıyorsa bir şeylerin yolunda gitmediğini anlamalısınız. Veya hiçbir şey yok fakat kucağa alınmak, okşanmak istiyordur. İhtiyaçlarını tek tek kontrol edin. Gördüğünüz kadarıyla her şey yolundaysa onu kucağınıza alın, sevin, okşayın, ritmik hareketlerle sallayın. Eğer işiniz varsa, sizi görebileceği bir yere bırakın. Sizi seyrederken ağlaması kesilecektir.

Bebeğinizin Ağlama Sebepleri:

AÇLIK: İlk aylarda bebeğinizin en önemli ağlama sebebi açlık olacaktır. Ağladığı zaman onu emzirmelisiniz veya biberonla besliyorsanız mama vermelisiniz. İlk aylarda saatli beslenme düzenine geçmeniz anne sütü emen bebeklerde yersizdir. Size çok sık gelse de her ağladığında karnını doyurmanız gerekir. Eğer toksa zaten emmeyi reddedecektir. O zaman başka sebepler arayın.

GAZ SANCILARI: Bebekler süt içerken biraz hava yutarlar. Bu hava onları rahatsız eder. Biberonla beslenen bebeklerde daha fazla görülmesine rağmen anne sütü alan bebeklerde de görülür. Bazen annenin sütü de gaz oluşumuna sebep olabilir. Anne yediği besinlere dikkat etmelidir.
Baklagiller,   lahana   gibi   çok   gaz   yapıcı   besinlerden   kaçınmalıdır. Ayaklarını üşütmemelidir. Çok gazı olan bebeklerde denenecek bazı yöntemler vardır, ilk yapacağınız şey beslenme aralarında ve sonunda bebeğinizin gazını çıkartmaktır. Bunu birkaç şekilde yapabilirsiniz:


1) Omzunuza bir bez serin (gazını çıkartırken az miktar   da      olsa   kusabilir).   Bebeğinizin   başı omzunuza gelecek şekilde kucağınıza alın. Sırtını   sıvazlayın   veya   hafif   hafif   vurun. Zamanla alışacağınız "gark" sesini  duyacaksınız.  Eğer bebeğiniz  halinden  mem-nunsa geğirme sesini beklemenize gerek yok.
2) Yüzü yana bakacak, midesi bir bacağınızda olacak şekilde dizlerinize   yatırın.   Bir elinizle  bebeğinizi tutarken, diğeriyle sırtını sıvazlayın. 
3) Biraz      daha      büyüdüğünde kucağınıza   oturtup,   sırtına   vurarak gazını çıkartabilirsiniz.

Sizin bebeğiniz çok gazlı olabilir. Ya gazını çıkartamıyor veya çıkarttığı gaz rahatlamasına yetmiyordur. Doktorunuzla bu konuyu konuşun. Rahatlaması için bir ilaç verebilir. Bunun haricinde yan etkisi olmayan şu önlemleri de alabilirsiniz:


♦ Bebeğinizin ayaklarını ve vücudunu sıcak tutun.
♦ Gaz sancısı olduğu zaman ılık bir havluyu karnına koyun.
♦ Ihlamur, papatya gibi bitki çaylarıyla rahatlamasını sağlayabilirsiniz.
♦ Gaz   sancıları   akşam   üzeri   başladığından,   ek   gıdalara geçtiğinizde, vereceğiniz gıdayı sabah veya öğle saatlerinde deneyin. Hangi gıdanın gaz yaptığını deneyerek öğrenip, o gıdaya geçmek için biraz daha bekleyin.
♦ Bebeğiniz gaz sancısından dolayı ayaklarını karnına çekerek, acı çeker gibi ağlar. Bebeğinizi hareket ettirmeniz de işe yarayacaktır.

ALTINI KİRLETMİŞ: Çoğu bebek altlarının ıslak olmasından dolayı rahatsızlık duymaz. Fakat altını kirletmiş ve bu da pişiğe sebep olmuşsa, canı yandığından dolayı ağlayabilir. Ağlama sebebi açlık veya gaz sancısı değilse altını kontrol edin. Kirlenmişse temizleyin.

HASTALIK: Bebeğinizin ağlama sebeplerinin arasında yer alır. Normalden daha farklı ağlayabilir. Burnu tıkalı olduğu için ememez veya ateşi olabilir. Bebeğinizde olağandan farklı bir şey görüyorsanız, vakit geçirmeden doktorunuza başvurun.

AŞIRI YORGUNLUK: Aşırı yorgun ve uykusuz olduğundan dolayı uyuyamayabilir. Veya düzeni bozulmuştur. Bu onda ağlamaya sebep olur. Eğer uyutamıyorsanız, hava güzelse bebek arabasına koyup dışarıda gezdirin veya araba koltuğuna koyup araba gezintisi yaptırabilirsiniz.

SİZİN RUH HALİNİZ: Bebeğinizi çok çabuk etkiler, içeride misafir varken telaşla bebeğini uyutmaya çalışan anne, genelde başarılı olamaz. Yorgun ve sinirli olmanız da bebeğinizi etkiler. Bebeğinize yaklaşırken daima sakin olmalısınız. Yumuşak ve sevecen hareketlerle bebeğinizi yatıştırabilirsiniz.

KALABALIK: Yalnız büyümüş bir bebek kalabalıktan hoşlanmayabilir. Bir yere gittiğinizde veya size birileri geldiğinde, kalabalık, gürültü ve karmaşa bebeğinizi tedirgin edebilir. Bebeğinizi sessiz bir odaya götürün ve orada sakinleştirmeye çalışın.

Yapmanız Gerekenler

Yardıma hazır olun ve çocuğunuzun gereksinimleri­ni çabucak karşılayın.

Bebeklik döneminde zaman çok önemlidir. Çocuğunuzun gereksinimlerini karşılamak için zaman kaybetmeyin. Ağla­mayı, bebeğinizin bir şeylere ihtiyacı olduğunu anlatan bir iletişim biçimi olarak değerlendirin ve bu gereksinimi karşı­lamak için çeşitli şeyler yapmayı deneyin. Ona tatlı tatlı bir şeyler söyleyin ki, bir şeyler yapmaya çalıştığınızı sezsin.

Tutarlı Olun

Bebeklik dönemi boyunca tutarlı olmanız çok önemlidir. Çeşitli rutinler—çocuğun bakımı ile düzenli bir biçimde uğ­raşanlar, yakın çevre, yiyecekler ve hatta giysiler—çocuğu­nuzun, üzerinde güven duygusunun inşa edildiği kalıpları öğrenmesine yardımcı olur. Eğer yerinize başka birisinin geçmesi gerekiyorsa bu kişiye bebekle nasıl ilgilendiğinizi anlatın ki, sizi taklit edebilsin. Eğer yaşamınızda bazı deği­şiklikler oluyorsa, çocuğunuzla ilgili rutini mümkün olduğun­ca aksatmamaya çalışın.

Çocuğunuza özen ve sevecenlik gösterin. Karnının doyması ve fiziksel konforun yanı sıra çocuğunuz sizi hissetmek ve duymak ister. Çocuğunuzu beslerken onunla fiziksel temas halinde olun. Bu çok önemlidir; lütfen sadece ağzına biberonu dayamakla yetinmeyin. Çocuğunu­zu çalıştığınız odaya götürün ki, sizi duyup görebilsin. Bu, size bağlanmasına katkıda bulunacaktır. Unutmayın, bu te­mas güvenin oluşumunda bir halkadır.

Yapmamanız Gerekenler

Bebeğinize sabretmeyi öğretmeye çalışmayın. Bebeklik dönemi, çocuğunuza beklemeyi öğretmek için uy­gun bir zaman değildir. Gerçekten de, gereksinimleri karşı­lanan bir çocuk bir güven duygusu geliştirir ve sabır kendili­ğinden sürgün verir. Bırakın sabır doğal yollardan gelişsin.

Eğer çocuğunuzu rahat ettiremiyorsanız, sabırsız olmayın.

Çocuğunuzun neye gereksinimi olduğunu kestiremediğiniz zaman boşuna uğraştığınızı düşünseniz de, deneme sürecin­de bir miktar iletişim kurabileceğinizi bilin. Çocuğunuzu ra­hat ettiremediğiniz zaman kendi kendinize ya da ona karşı sabırsızlık göstermeniz doğaldır, ama sabırsızlığınızın artma­sına meydan vermek yerine yardım almalısınız. Bir arkada­şınızı, ailenizin diğer üyelerinden birini ya da doktoru ara­yın, ve hem kendiniz hem de çocuğunuz için yardım iste­yin.

 

Etiketler

Gelin birlikte çözüm bulalım!

Online randevu almak için tıklayın

Yorumlar